İçeriğe geç
Kardelen Haber Medya
Psikoloji

Serbest Oyun: Çocuğun Programdan İlk Silinen İşi

Kuralını çocuğun koyduğu amaçsız oyun, gelişimin en yoğun çalıştığı alandır. Ebeveynin burada üstlenebileceği en yararlı rol nedir?

Nisan Ertem 3 dk okuma

Facebook X WhatsApp

Bir çocuğun günü artık büyük ölçüde planlıdır. Okul, ödev, kurs, spor, dil, bir de arada sığdırılan ekran süresi. Bütün bu kalemler arasında en kolay feda edilen şey, hiçbir amacı olmayan oyundur. Serbest oyun, çoğu zaman "boş zaman" başlığı altında değerlendirilir ve gerektiğinde kesilebilir sayılır. Oysa çocuğun gelişiminde en yoğun çalışmanın yürüdüğü yer, tam da bu amaçsız görünen saatlerdir.

Serbest oyun nedir, ne değildir

Serbest oyunun ayırt edici özelliği, kurallarının ve amacının çocuk tarafından belirlenmesidir. Bir yetişkin oyunu başlatmaz, yönlendirmez, puanlamaz. Çocuk neyi oynayacağına, ne kadar süreceğine ve ne zaman değişeceğine kendisi karar verir. Antrenörlü bir maç, öğretmenli bir etkinlik ya da kurallarını kutunun yazdığı bir oyun değerli olabilir; ama bunlar serbest oyunun yerini tutmaz.

Bu ayrım önemlidir, çünkü serbest oyunun sağladığı en temel şey, karar verme deneyimidir. Ne yapacağına kendisi karar veren çocuk, sıkılmayı, fikir üretmeyi, planı değiştirmeyi ve sonucu üstlenmeyi öğrenir. Sürekli yönlendirilen bir programda bu deneyimlerin hiçbiri ortaya çıkmaz.

Oyunun içinde ne öğrenilir

Çocuklar birlikte oynarken sürekli bir müzakere yürütür: Kim hangi rolü alacak, kural nasıl işleyecek, anlaşmazlık nasıl çözülecek. Bu tartışmalar dışarıdan gürültü gibi görünür ama son derece verimlidir. Çocuk burada sırasını beklemeyi, kendi isteğini savunmayı, karşı tarafı ikna etmeyi ve zaman zaman geri adım atmayı dener. Bir yetişkin araya girip kararı verdiğinde bu çalışma yarıda kalır.

Hayali oyun ise başka bir kas geliştirir. Kendini bir başkası yerine koymak, sahneyi zihinde kurmak, olmayan bir nesneyi varmış gibi kullanmak soyut düşünmenin ilk basamaklarıdır. Ayrıca çocuklar hayali oyunda kendi kurdukları kurallara uymak zorunda kalır; itfaiyeci rolündeki çocuk, itfaiyecinin yapmayacağı şeyi yapamaz. Bu gönüllü kısıtlama, dürtü kontrolünün en doğal çalışma alanıdır.

Sıkılmaya izin vermek

Serbest oyunun önündeki en büyük engel, çocuğun boşta kaldığı ilk anda devreye giren müdahaledir. "Sıkıldım" cümlesi çoğu evde bir alarm gibi algılanır ve hemen bir etkinlik ya da ekran önerilir. Oysa bu cümle genellikle bir başlangıç noktasıdır; çocuk kendi meşguliyetini bulmadan önceki eşiği tarif eder. O eşik geçilirse, arkasından çoğunlukla kendi ürettiği bir oyun gelir.

Ebeveynin burada yapabileceği en yararlı şey, ortamı hazırlayıp geri çekilmektir. Açık uçlu malzemeler bunun için idealdir: Kutular, örtüler, bloklar, kalemler, doğada bulunan basit nesneler. Tek bir işlevi olan ve kendisi hareket eden oyuncaklar çocuğa daha az iş bırakır; çocuğun yapacağı iş azaldıkça oyunun öğretici tarafı da azalır.

Denge nasıl kurulur

Bu, yapılandırılmış etkinliklerin gereksiz olduğu anlamına gelmez. Spor, müzik ya da bir kurs disiplin, teknik ve aidiyet kazandırır. Mesele oran meselesidir. Haftanın her günü dolu olan bir programda serbest oyuna hiç yer kalmıyorsa, çocuğun kendi kendine karar verme pratiği de kalmıyor demektir.

Pratik bir ölçüt olarak, her gün içinde çocuğun ne yapacağını kendisinin belirlediği kesintisiz bir aralık bulunmasına dikkat edilebilir. Bu aralığın kısa olması sorun değildir; düzenli olması önemlidir. Ayrıca yaş büyüdükçe bu ihtiyaç kaybolmaz, sadece biçim değiştirir. Ergenlikte de kendi zamanını yönetmek, boşlukta ne yapacağına karar vermek gelişimin bir parçası olarak sürer.

Ebeveynlerin sık sorduğu bir soru da oyuna ne kadar katılmaları gerektiğidir. Zaman zaman çocuğun kurduğu oyuna onun kurallarıyla dahil olmak ilişkiyi güçlendirir; ama burada rolü çocuğun dağıtması önemlidir. Yetişkin oyunu yönetmeye başladığı anda etkinlik yeniden yapılandırılmış bir faaliyete döner. Aynı şekilde, çocuklar arasındaki her anlaşmazlığa müdahale etmek de öğrenmeyi durdurur. Güvenlik söz konusu değilse birkaç dakika beklemek, çoğu zaman çocukların kendi çözümlerini üretmesine yeter ve bu çözümler yetişkinin dayattığından daha kalıcı olur.

Serbest oyun bir ödül değil, çocuğun işidir. Program dolduğunda ilk kesilen şey olduğu için de en çok korunması gereken şeydir. Amaçsız görünen o saatlerin sonunda ortaya çıkan, çoğu kursun kazandıramayacağı bir beceridir: Kendi başına ne yapacağını bilmek.